Duru buyuyor..

Lilypie Fourth Birthday tickers

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Duru'nun yeni oyuncakları

Duru son günlerde mutfaktaki tencere, tava, süzgeç başta olmak üzere bütün mutfak araç gereçleri ile oynuyor. (süzgeçleri kafamıza geçiriyoruz, yüzümüze koyup deliklerden bakıyoruz)
Ben mutfakta yemek yaparken oda yerde oynuyor oluyor. Çoğu zaman o kadar dağıtıyor ki salondan tencere, kepçe topluyorum. Durum böyle olunca hafta sonu mothercare de gördüğümüz ELC markalı oyuncakların tencere tava setini aldık. Kapak kapatmayı da çok sevdiği için iyi oldu diye düşünüyorum. Tencerelerimizin içine üzüm koyup karıştırıyoruz bir yandan da yiyoruz.

Genelde biz ne ile uğraşıyorsak çocuklarında ilgileri o yönde oluyor. Beni ütü yaparken gördüğü için ütüyü çok istiyor, yemek yaparken gördüğü için tencere, tavayı. Önceden kumandaya olan benzer ilgi şimdi bunlara karşı var. ELC markasının çok güzel 2 oyuncağını aldık. Ütü ve tencere takımı. Tavsiye ederiz.

Eveeett şimdi. Duru taytını nasıl ütülüyor bakın bakalım.

Duru ütü yapıyor from Duygu Yavuz on Vimeo.

10 Ağustos 2010 Salı

Durunun ev halleri (17 aylık)

Bugünlerde buzdolabının içindekilere merak sardı açık görür görmez içine dalıyor, istediğini alıp oynuyor. Bu genelde ketçap, mayonez, reçel kavanozu olurdu ama arada pasta süsü de olabiliyormuş.

Yeni oyunumuz balık tutma oyunu. Çok sevdi. Tüm balıkları tek tek tutuyor bize veriyor. Henüz yerine koyamıyor. Oyuncak Gel-Oyna'dan.

Elle transfer çalışması yaptık. Başta yaptı sonradan taşları tepsiye, etrafa atmaya başladı. Kaseleri boşaltıp birbirine vurunca kaldırdık. İlgisinin olması beni memnun etti.

Hadi gel boyalarla oynayalım diyorum. Kartonu yere koyup oturuyoruz. İkimizde kendi kendimize şekiller çiziyoruz. Pastel boya kullanıyoruz. Bazen boyaların arkasını tırnaklarıyla kazıyarak minik parçalar koparıyor öyle ki boyaların arkasında çukurlar oluştu.

Yine bu aralar sürekli bişeylerin içine girmek istiyor. Çoğu zaman sığamayıp sıkışıyor.

Deniz teyzesi benim tişörtümü giydirmiş. Mutlu mutlu dolanmış evde.

Ramazan geldi, davulcusuz olur mu hiç? Çok ilgilenmese de arada takıp çalıyor.

O artık annesine yardım eden bir kız. Birlikte bulaşık makinesini boşaltıyoruz. Kaşıklıktaki herşeyi tek tek bana uzatıyor bende yerine koyuyorum.

6 Ağustos 2010 Cuma

Duru ve Berat abisinin havuz keyfi

Duru tatilde havuza girmedi ama köydeki balkonda acısını çıkardı. Çok sıcak bir havada balkona vuran güneş aklıma havuzu getirdi. Güneş öyle yakıyordu ki sonradan çarşaf çektik, daha da güzel oldu. Beratla doya doya oynadılar. Havuzu her gittiğimizde doldurmak üzere köyde bıraktık.

Duru'nun havuz keyfi from Duygu Yavuz on Vimeo.

30 Temmuz 2010 Cuma

Duruyu oynatan sincap

Duru'nun tatilden dönerken feribotta görüpte Ufuk'a aldırdığı şekerli sincapla oynadığı videoyu eklemek istedim. Gerçekten harika bir oyuncak. Duru çok sevmiş gibi görünmüyor mu sizce de?

Duru sincapla oynarken from Duygu Yavuz on Vimeo.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Duruyla İlk Tatil (Sarımsaklı)

3 hafta önce egenin güzel ilçelerinden biri olan ayvalık-sarımsaklıdaydık. Tatil dinlenmek, yüzmek, eğlenmek anlamlarına gelsede benim için herşeyden önce Duruyla geçireceğim 9 gün demekti. Bu ailecek geçirdiğimiz ilk tatil oldu. Oldukça kalabalıktık. Babanne, dede, hala, enişte ve kuzen de bizimleydi.

Duru gidiş yolunda nerdeyse hiç sorun çıkarmadı. 5 saatlik yolculuğumuz bana çokta uzun gelmedi, tahmin ettiğimin aksine Duru 2 kez 1'er saat uyudu. Kalan 3 saati gerek boya kalemleri ile oynayarak gerek gazeteleri yırtarak gerekse bisküvi ve meyve yiyerek geçirdik. Arada huysuzlandığı zamanlar oldu tabi koltuğunda durmak istemediği onları saymıyorum. :)

Otele vardığımızda odalarımız hazırlanıyordu. O sırada yemeğimizi yedik, sonra odalarımıza yerleşip denize gitmek için hazırlandık. Sarımsaklının denizi çok güzel, hem hemen derinleşmiyor hemde içi kum tek dezavantajı biraz serin olması. Su sıcaklığı 20 derece, 22 falan olsa harika olurdu. Serin olduğu ve sürekli rüzgar estiği için denizden çıktığınızda üşüyorsunuz. Bu sebeple acaba hasta olur muyuz sorusu insanın aklından çıkmıyor. Gerçi Duru için aksi oldu, giderken burnu akıyordu denize girip çıkınca akma durdu. Biz Ufukla biraz grip gibi olduk sonra oda geçti. Gelelim Duru'nun denize olan tepkisine. Duru denizi çok sevdi, suyun soğukluğu bile Duru'yu çok etkilemedi. Bunda evde su ile oynatma çalışmalarımın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bardağın ve leğenlerin içine su doldurup banyo zamanları dışında oynamasına izin verdim. Simidine girip yüzmek istemedi hep kucağımızda durdu.

Yalnız uzun uzun sahilde kalamadık Duru günde 2 kez uyuduğu için odaya gidip uyutmam gerekti. Duru uyuduğunda babası beklerken 1 kezde olsa bende rahat rahat yüzdüm. :)

5 günümüz gündüzleri yüzerek, uyuyarak, bol bol yemek yiyerek, akşamları ise sarımsaklı sahil yolunda yürüyerek geçti. Duru otelin yemeklerini çok beğenmedi yada çevresinde o kadar ilgisini çeken şey vardı ki yemek yerine etrafı keşfetmeyi mi seçti bilemiyorum. Döndüğümüzde zayıfladığını söylediler. Bence sebebi tatilde fiziksel aktivitelerinin çok arttmış olması. Koltuğa inip çıkmayı otelin lobisinde öğrendi, hafif eğimleri inip çıkmayı da. Ne kadar yorulursa yorulsun odaya gelmek hiç istemiyor, içerdeysek sürekli kapıyı gösteriyordu. Bir gece 3'te sarımsaklı sokaklarında babası ile kedi kovaladıkları bile oldu.

Tatilden döndükten sonra keşke dediğim tek şey Durunun denizde resmini çekememiş olmamdır. Yarın çekerim, yarın çekerim derken gün bitti. Geldi geçti.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Maşayla buzluk içindeki nesneleri aktarma çalışması

Materyal Listesi:
  • Tepsi
  • 2 tane buzluk (6'lı yada 8'li olması ideal 12'li buzlukla aktarma işlemi uzun sürüyor buda çocukları sıkabiliyor.)
  • Plastik buz topları (Buz yerine kullanılıyor, içeceğin sulanmasını önleyen içi su dolu plastik toplar. Billuriyelerde bulunabiliyormuş.)
  • Plastik maşa (Metro mağazasında varmış.)
Çalışmanın Aşamaları:

  • "Bugün senin için yeni bir çalışma/oyun hazırladım" yada "Bugün seninle renkli toplar ve maşayla çalışmak/oynamak istiyorum" diyerek çocuğumuzu davet ediyoruz.
  • Kabul ederse hazırladığımız tepsiyi 2 elle taşıyarak önümüze alıyoruz.
  • Çalışmanın bir demosunu çocuğumuza göstererek önce biz yapıyoruz. Bu çocuğun anlamasını kolaylaştıracaktır.
  • Önce soldan sağa, sonra sağdan sola elle aktarma yapıyoruz.
  • Topları boş olan buzluğun karşılık gelen aynı bölmesine koyuyoruz.

Alternatif çalışmalar: Buz topları yerine pon pon kullanabiliriz. Yaş ilerledikçe buzluğun içindeki nesneler ve maşa küçültülebilir.

Uygun yaş aralığı: 2-3 yaş arası

Küçük bir detayı belirtmek istiyorum; Tepsi düzeni aşağıdaki gibi olursa çocuğun maşayı tutması daha kolay olacaktır. Seminerde tepside yer olmadığı için yukardaki resimdeki gibi ortada kullanılmıştır.


Basit Aktarma Çalışmaları 2

Montessori çalışmalarını yazmaya işlerim ve tatile gitmemiz yüzünden ara vermiştim şimdi tekrar devam ediyorum.

Bu çalışma bence oldukça zevkli. Basit aktarma çalışmalarını paravan arkasında yaparak seslerini dinleme ve ayırma çalışması.

Daha önce bahsettiğim Basit Aktarma Çalışmalarını yeterince deneyimledikten sonra bu çalışmayı yapabilirsiniz.

Materyal listesi:
1- Aktarma çalışmalarını arkasında yapabileceğimiz paravan görevi görecek bir eşya. En basiti bir minder.

Çalışmanın Aşamaları:
  • "Bugün senin için yeni bir çalışma/oyun hazırladım" yada "Bugün seninle fasulye/mısır/pirinç ile çalışmak/oynamak istiyorum" diyerek çocuğumuzu davet ediyoruz.
  • Kabul ederse hazırladığımız kapları 2 elle taşıyarak önümüze alıyoruz.
  • Çocukla kapların arasına paravanı(minderi) yerleştiriyoruz.
  • Önce minderin üzerinden çocuğumuz görecek şekilde birer kere bu sesleri dinletiyoruz. Bu sesleri hatırlamasını sağlayacaktır. Aynı zamanda bunları isimlendiriyoruz fasulye, mısır, pirinç diye.
  • Sonra "Şimdi ben bunu minderin arkasında yapacağım sende hangisinin olduğunu tahmin etmeye çalışacaksın" diyoruz.
  • Çocuk devam etmek istediği sürece tekrarlayabiliriz.

İlgi Merkezi: Bakliyatların sesi.

Uygun yaş aralığı: 3, 3-5 yaş arası.

Hilal hanım bunun müthiş bir dinleme egzersiz olduğunu söyledi.