Duru buyuyor..

Lilypie Fourth Birthday tickers
oyunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2012 Perşembe

Yemekçilik oyunu


Bu aralar evcilik tarzındaki oyunlara merakımız çok yoğun yemekçilikte onlardan biri. Malzemeleri kutusundan çıkarıp mutfağımızı oluşturduktan sonra yemeğimizi bir güzel pişirip tabaklara koyup ikram ediyoruz. Daha ne olsun. Yukardaki resimde yumurta kırıyor. Çık çık :)

3 Ocak 2012 Salı

Mıknatısla Metal Nesneleri Bulma Oyunu

Bu oyunu hazırlamam çok kolay oldu. Duru'ya sürpriz oyun hazırlayacağımı söyledim. Heyecanla beklemeye başladı. Evde 2-3 dk gezip metal nesneleri topladım. (3 adet toka, ataç, anahtar, vida, yuvarlak metal bir halka, birde babasının askerde kullandığı künye) Birde mıknatıs buldum. Metal nesneleri geniş bir kabın altına dizdim ve üzerlerini kapatacak kadar makarna döktüm. İlk etapta nesneleri bulduktan sonra yerleştireceği kağıt yoktu. Tekrar tekrar oynadı. Ertesi gün nesnelerin fotokopisini çektim öyle oynadık. Bu oyunu çok sevdi. "Makarnalarla oynayalım mı" diye artık kendisi istekte bulunuyor.

Meraklı Minik - Kamp Kurma Oyunu

Meraklı minik dergisinin aralık sayısında ilk defa Duru ile karşılıklı oyun oynama keyfini yaşadık. Defalarca kamp kurduk, zar attık, insan çıktıkça sevindik. Kızağın ne olduğunu öğrendik. İlk defa bu sayısındaki tüm oyunları oynayabildik. Ocak sayısının markete gelmesini heyecanla bekliyoruz.

Hangisini Duru yaptı acaba :)

30 Kasım 2011 Çarşamba

Çiftlik yapalım mı?

Bu aralar favori oyuncağımız legolar. Geçenlerde birlikte var olan legolarına ek bir arabalı eczacı seti(şimdi gördüm hemşire setiymiş:)) aldık. İçinden çıkan kız ve arabasına bayıldı. Çiftlik, ev, koltuk, garaj, minare, uçak, robot, zürafa, jip, traktör aklımıza ne gelirse yapıyoruz. Bu aralar "çiftlik yapalım mı" "hadi hayvaları da alalım" cümleleri çok sık kullanılıyor. İşte bir çiflik ve kapısından tektek içeri giren hayvanlarımız...

7 Şubat 2011 Pazartesi

Şuuuuu... Uyoo!

Fotoğrafta Duru ve arkadaşları Ayşe, Ece, Tavşan, Toprak, Geyik ve Ayı var. O kadar çoklar ki hepsini taşırken sorun yaşıyoruz. Kucaklamaya çalışıyor kucağına sığmayanlar düşüyor tekrar almaya çalışıyor gene düşüyor en sonunda kızıp yardım istiyor. Onlara yemek yediriyor, hepsini tek tek öpüyor üzerlerini örtüp uyutuyor. Parmağıyla sus işareti yapıp "uyo" diyor. Onları çok seviyor. Annem gündüz uyuturken hepsini yanına almak istiyormuş, sallanarak uyuduğu için kimi yere düşüyormuş onu alalım diye ağlıyormuş. Bir tanesi eksik olsun hemen farkediyor gidip onu arıyor. 6 taneler daha fazla peluş oluncak almak yok.

4 Ocak 2011 Salı

Eylül'den gelen yılbaşı hediyemiz

Montessori grubunda yapılan çekilişte bize Ceren bizde Eylül'e çıkmıştık.
Sevgili Çiğdem ve Eylül Naz'dan hediyelerimiz geldi. :) Kuruyan hamurlarımız gitti yerine en güzel renklerden 10 kutu hamurumuz oldu. Çok ihtiyacımız vardı teşekkür ederiz. Duru paketi görünce heyecanlandı.

Kendi açamadığı için paketi birlikte açtık, hamurları çıkarıp kapaklarını açtık sonra rengine göre kendi kapattı kapakları, böylece eşleştirme yapabildiğimizi gördük.

Ben daha önce Çiğdem'e Duru'ya göstermek için Eylül'ün fotoğrafını sormuştum oda incelik edip aile resimlerini bize göndermiş, sizi tanıdığımıza çok sevindik, Eylül'ü sevdik, öptük, çok tatlı maşallah, hep saklayacağız.

Birde Güneş resimli kartımız var ona bayıldık, yazdığınız içten dileklere çok teşekkür ediyoruz.

Tabiki mutlu son yeni renklerle yeni kalpler, kardam adamlar, yıldızlar, ayılar yapıldı her akşam 2 kez(gündüz hep ortada) bu tezgah kuruluyor, kaldırılıyor.

Çiğdem ve Eylül'e 2011'nin sağlık, mutlu ve huzur getirmesini diliyoruz.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Yeni favori oyun: puzzlelar

Puzzle ile oynamasını doktorda önermişti bende geçtiğimiz hafta almıştım zaten. Markası dodo oyuncak, konuları taşıtlar ve hayvanlar. Taşıtları çok sevdi, hayvanlarlarda eşek ile atı karıştırıyor çıkıntıları fazla olduğu için bazen takmakta zorlanıyor ve bizden yardım istiyor. Her yerleştirilen nesne için "kodumm" diyor, hepsini yaparsa hepberaber alkışlıyoruz. Puzzleları yerde yapıyorken çok eğiliyor gibi geldi bana masa üzerinde yaparkende çok yukarda kalıyor sanki ortasını fotoğrafta gördüğünüz minik sofralıkta bulduk, rahat ettik.

Bir sürü kitabın içinden böceklerin anlatıldığı meraklı minik dergisini seçti. Babasıyla her sayfaya baktılar, gördüklerini söylediler. Bende o sırada izliyorum nasıl tatlı nasıl balından yenmez :)

22 Şubat 2010 Pazartesi

Tik tik tik :)

Belgrad Ormanı

Duru ile ilk sözlü iletişimimiz gerçekleşti ve bu gerçekten süpper bişey. Soruyorsunuz cevap veriyor. Her zaman olmasa da genelde cevaplıyor "Anne ne yapıyor" dediğimde "tik tik tik" diyor.
Annanesi, akşamları ben eve gittiğimde kapıyı tıklatmamdan yola çıkarak Duru'ya anne gelicek tık tık yapıcak diye diye duruya tik tik demeyi öğretti.

Cuma günü uzun zaman sonra kızımla evde yalnızdık. Oyun oynadık, emekledik, yürüme alıştırması yaptık, parka gittik, toprağa, çimlere bastık, uyuduk. Çok güzeldi.

Cumartesi günü çok gezdik ve döndüğümüzde uyuyakalacak kadar yorulmuştuk. Daha önce gitmediğimiz bir yere Belgrad ormanına gittik. Aslında yola Bahçeköydeki Atatürk Arboretumuna gitmek için çıkmıştık. Hafta sonları kapalı olduğunu görünce üzüldük. Sonrasında ne var ki üzülecek bişey olmadığını, ormanınında tam istediğimiz gibi sessiz, huzurlu bir yer olduğunu gördük ve orda 3 saat geçirdik. Resimler çekindik, göl kenarındaki banklarda biz sandviçlerimizi yerken Duru ekmeğini kemiriyordu. Ordan Duru'nun yaş günü elbisesini almak için İstinye Parka gittik. Duru'ya çok güzel kırmızı şapkası ile takım bir elbise aldık.

Pazar günümüz havanın rüzgarlı olması sebebiyle kısa bir park turu dışında evde geçti.

18 Ocak 2010 Pazartesi

Peçeteler

Hafta sonu gittiğimiz restoranda çektiğim videoyu paylaşmak istiyorum. Peçetelikteki peçeteleri öyle güzel çıkarıyor ki. Makinanın hafıza kartı doldu ondan biraz kısa oldu. Buraya yüklemek için kısa olması daha iyi çünkü bayağı zaman alıyor.

22 Ekim 2009 Perşembe

Duru ve şişman kestaneler

Duru 7,5 aylık oldu. Desteksiz oturabiliyor çok nadir yıkılıyor. Geçtiğimiz ay dönmeye başlayan dönerek ordan oraya giden duru şimdi tek tur bile dönmüyor hemen ağlayarak alın beni çağrısı yapıyor.
Minik kuzuyu ellerinizle gel gel diye çağırdığınızda kollarını uzatıyor. Hele yatağındaysa öyle sevimli hareketler yapıyor ki hemen kucağınıza alıveriyorsunuz. Kucaktan kucağa gezmeye bayılıyor.
Resimde gördüğünüz gibi duru kestanelerle oynuyor. Ben kestaneleri kesip tepsiye atarken durunun eğlenebileceğini düşünerek yanına oturdum, öyle de oldu. Ben tepsiye kestane attıkça duru hemen yakalamaya çalıştı. Dişlerini kaşıdı, düşürdü, tekrar aldı, kestaneleri benim gibi çok sevdi. Duru için yeni oyunlar yaratmak ve eğlendiğini görmek çok güzel.