17 Mayıs 2012 Perşembe
Yemekçilik oyunu
3 Ocak 2012 Salı
Mıknatısla Metal Nesneleri Bulma Oyunu
Meraklı Minik - Kamp Kurma Oyunu
30 Kasım 2011 Çarşamba
Çiftlik yapalım mı?
7 Şubat 2011 Pazartesi
Şuuuuu... Uyoo!
Fotoğrafta Duru ve arkadaşları Ayşe, Ece, Tavşan, Toprak, Geyik ve Ayı var. O kadar çoklar ki hepsini taşırken sorun yaşıyoruz. Kucaklamaya çalışıyor kucağına sığmayanlar düşüyor tekrar almaya çalışıyor gene düşüyor en sonunda kızıp yardım istiyor. Onlara yemek yediriyor, hepsini tek tek öpüyor üzerlerini örtüp uyutuyor. Parmağıyla sus işareti yapıp "uyo" diyor. Onları çok seviyor. Annem gündüz uyuturken hepsini yanına almak istiyormuş, sallanarak uyuduğu için kimi yere düşüyormuş onu alalım diye ağlıyormuş. Bir tanesi eksik olsun hemen farkediyor gidip onu arıyor. 6 taneler daha fazla peluş oluncak almak yok.
4 Ocak 2011 Salı
Eylül'den gelen yılbaşı hediyemiz
Birde Güneş resimli kartımız var ona bayıldık, yazdığınız içten dileklere çok teşekkür ediyoruz.
Tabiki mutlu son yeni renklerle yeni kalpler, kardam adamlar, yıldızlar, ayılar yapıldı her akşam 2 kez(gündüz hep ortada) bu tezgah kuruluyor, kaldırılıyor.
Çiğdem ve Eylül'e 2011'nin sağlık, mutlu ve huzur getirmesini diliyoruz.
29 Aralık 2010 Çarşamba
Yeni favori oyun: puzzlelar
Bir sürü kitabın içinden böceklerin anlatıldığı meraklı minik dergisini seçti. Babasıyla her sayfaya baktılar, gördüklerini söylediler. Bende o sırada izliyorum nasıl tatlı nasıl balından yenmez :)
22 Şubat 2010 Pazartesi
Tik tik tik :)
Duru ile ilk sözlü iletişimimiz gerçekleşti ve bu gerçekten süpper bişey. Soruyorsunuz cevap veriyor. Her zaman olmasa da genelde cevaplıyor "Anne ne yapıyor" dediğimde "tik tik tik" diyor.
Annanesi, akşamları ben eve gittiğimde kapıyı tıklatmamdan yola çıkarak Duru'ya anne gelicek tık tık yapıcak diye diye duruya tik tik demeyi öğretti.
Cuma günü uzun zaman sonra kızımla evde yalnızdık. Oyun oynadık, emekledik, yürüme alıştırması yaptık, parka gittik, toprağa, çimlere bastık, uyuduk. Çok güzeldi.
Cumartesi günü çok gezdik ve döndüğümüzde uyuyakalacak kadar yorulmuştuk. Daha önce gitmediğimiz bir yere Belgrad ormanına gittik. Aslında yola Bahçeköydeki Atatürk Arboretumuna gitmek için çıkmıştık. Hafta sonları kapalı olduğunu görünce üzüldük. Sonrasında ne var ki üzülecek bişey olmadığını, ormanınında tam istediğimiz gibi sessiz, huzurlu bir yer olduğunu gördük ve orda 3 saat geçirdik. Resimler çekindik, göl kenarındaki banklarda biz sandviçlerimizi yerken Duru ekmeğini kemiriyordu. Ordan Duru'nun yaş günü elbisesini almak için İstinye Parka gittik. Duru'ya çok güzel kırmızı şapkası ile takım bir elbise aldık.
Pazar günümüz havanın rüzgarlı olması sebebiyle kısa bir park turu dışında evde geçti.
18 Ocak 2010 Pazartesi
Peçeteler
22 Ekim 2009 Perşembe
Duru ve şişman kestaneler
Duru 7,5 aylık oldu. Desteksiz oturabiliyor çok nadir yıkılıyor. Geçtiğimiz ay dönmeye başlayan dönerek ordan oraya giden duru şimdi tek tur bile dönmüyor hemen ağlayarak alın beni çağrısı yapıyor.Resimde gördüğünüz gibi duru kestanelerle oynuyor. Ben kestaneleri kesip tepsiye atarken durunun eğlenebileceğini düşünerek yanına oturdum, öyle de oldu. Ben tepsiye kestane attıkça duru hemen yakalamaya çalıştı. Dişlerini kaşıdı, düşürdü, tekrar aldı, kestaneleri benim gibi çok sevdi. Duru için yeni oyunlar yaratmak ve eğlendiğini görmek çok güzel.












